verb

frustrate

hayal kırıklığına uğratmak, engellemek, sinirini bozmak

The constant delays frustrate the team.

Sürekli gecikmeler takımı hayal kırıklığına uğratıyor.

He tried to frustrate their plans.

Onların planlarını engellemeye çalıştı.

((bir şey)) frustrate ((birini)) birini sinirlendirmek veya daha az özgüvenli hissettirmek The traffic frustrates me.

frustrate ((bir şeyi)) bir şeyin olmasını veya başarılı olmasını engellemek The bad weather frustrated our plans.

Eş anlamlılar: thwart, foil, annoy, disappoint; Zıt anlamlılar: help, encourage, satisfy

Latince 'boşuna, yanlışlıkla' anlamına gelen 'frustra' kelimesinden gelir. Bir çabayı boşa çıkarma anlamı taşır.

Bir şey inşa etmeye çalıştığınızı, ancak birinin onu sürekli 'boşuna' yıktığını hayal edin. Bu eylem sizi frustrate eder (hayal kırıklığına uğratır).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.