noun

frustration

hüsran, hayal kırıklığı, engellenme

He sighed in frustration.

Hayal kırıklığıyla içini çekti.

The main frustration was the lack of progress.

Asıl hüsran, ilerleme kaydedilememesiydi.

((hüsranla)) hayal kırıklığı içinde Hüsranla duvara tekme attı.

((bir şeye duyulan hüsran)) bir şey hakkındaki hayal kırıklığı Gecikmelerden duyduğu hüsranı dile getirdi.

Eş anlamlılar: annoyance, disappointment; Zıt anlamlılar: satisfaction, contentment

Latince 'frustra' (boşuna) kelimesinden gelir, çabaların boşa gittiği zamanki hissi tanımlar.

Bir hedefe ulaşmaya çalışırken sürekli bir engele takıldığınızı hayal edin. Bu his 'hüsran'dır (frustration).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.