noun

fulcrum

dayanak noktası, destek noktası, merkez

A lever needs a fulcrum to work.

Bir manivelanın çalışması için bir dayanak noktasına ihtiyacı vardır.

She was the fulcrum of the entire project.

Tüm projenin dayanak noktası oydu.

((sth.))'nin dayanak noktası the fulcrum of the project

Synonyms: pivot, hinge, cornerstone, linchpin

Latince 'desteklemek' anlamına gelen 'fulcire' kelimesinden gelir.

Bir manivela ile 'tam' (full) gücünüzü uygulamanıza izin veren nokta olarak hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.