adjective

fulfilling

tatmin edici, doyurucu

Teaching can be a very fulfilling career.

Öğretmenlik çok tatmin edici bir kariyer olabilir.

He found the volunteer work deeply fulfilling.

Gönüllü çalışmayı derinden tatmin edici buldu.

((bir şey)) birini tatmin eden veya mutlu eden Öğretmenlik çok tatmin edici bir kariyer olabilir.

Eş anlamlılar: rewarding, satisfying; Zıt anlamlılar: unfulfilling, unsatisfying

'fulfill' fiilinin sıfat olarak kullanılan '-ing' takısı almış hali.

Sizi bir amaç ve tatmin duygusuyla 'dolduran' bir aktivite düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.