noun

fun

eğlence, keyif, zevk

We had a lot of fun at the party.

Partide çok eğlendik.

Playing games is fun.

Oyun oynamak eğlencelidir.

She's full of fun.

O, eğlence doludur.

have fun eğlenmek We had fun at the beach.

for fun eğlence için She plays piano for fun.

be fun eğlenceli olmak Learning a new language is fun.

Eş anlamlılar: enjoyment, amusement, pleasure; Zıt anlamlılar: boredom, sadness

Orta İngilizce'deki 'fonne' (aptal) kelimesinden gelir. Anlamı 'alay etmek'ten 'eğlendirmek'e dönüşmüştür.

Türkçedeki 'fena' kelimesinin tersini düşünün. 'Fena değil', yani 'eğlenceli'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.