adjective

furious

öfkeli, hiddetli, azgın

He was furious about the decision.

Karar hakkında çok öfkeliydi.

The storm was furious and powerful.

Fırtına şiddetli ve güçlüydü.

((hakkında/ile)) bir şey hakkında veya birine öfkeli olmak He was furious about the decision.

Eş anlamlılar: angry, enraged, livid; Zıt anlamlılar: calm, pleased

Latince 'furia' (öfke) kelimesinden gelir. 'Furious', 'öfke dolu' anlamına gelir.

'Hızlı ve Öfkeli' (Fast and Furious) film başlığını düşünün. Yoğun, vahşi bir enerjiyi ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.