noun

fury

öfke, hiddet, gazap

He shouted at them in a fury.

Onlara öfkeyle bağırdı.

The fury of the storm was terrifying.

Fırtınanın hiddeti korkutucuydu.

in a fury öfkeyle She slammed the door in a fury.

the fury of (sth.) (bir şeyin) hiddeti The fury of the wind was incredible.

Eş anlamlılar: rage, anger, wrath; Zıt anlamlılar: calmness, serenity

Latince 'furia' (öfke, tutku) kelimesinden gelir ve Roma'nın intikam tanrıçaları olan 'Furies' ile ilgilidir.

Mitolojideki intikam ve öfke tanrıçaları olan 'Furies'i hayal edin. 'furious' (öfkeli) sıfatıyla birlikte öğrenin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.