noun

fusillade

yaylım ateşi, sert eleştiri yağmuru

The soldiers faced a fusillade of bullets.

Askerler kurşun yağmuruyla karşılaştı.

He received a fusillade of questions from the press.

Basından gelen soru yağmuruna tutuldu.

a fusillade of ((sth.)) bir ((sth.)) yağmuru Askerler kurşun yağmuruyla karşılaştı.

Eş anlamlılar: barrage, volley, salvo, bombardment

Fransızca 'tüfek' anlamına gelen 'fusil' kelimesinden türeyen 'fusillade' kelimesinden gelir ve ateş etme eylemini ifade eder.

Bir fitilin (fuse) bir sürü (lade) mermiye yol açtığını ve hepsinin aynı anda ateşlendiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.