noun

fuss

telaş, yaygara, velvele

She made a big fuss about the small mistake.

Küçük hata için büyük bir yaygara kopardı.

Let's do it without any fuss.

Hadi bunu hiç telaşsız yapalım.

to make a fuss about ((sth.)) ((sth.)) hakkında yaygara koparmak Küçük hata için büyük bir yaygara kopardı.

Eş anlamlılar: commotion, ado, bother; Zıt anlamlılar: calm, peace

Kökeni belirsizdir, muhtemelen telaşlı veya cızırtılı bir sesin taklididir.

Ses olarak 'pıs' sesine benziyor. Bir şey için 'pısırık' gibi telaşlanmak olarak düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.