noun

future

gelecek

The future is unpredictable.

Gelecek tahmin edilemez.

She has a bright future ahead of her.

Önünde parlak bir gelecek var.

We need to plan for the future.

Gelecek için plan yapmamız gerekiyor.

in the future gelecekte Gelecekte insanlar Mars'ta yaşayabilir.

bir ((sıfat)) future bir (sıfat) gelecek Huzurlu bir gelecek umuyor.

Eş anlamlılar: yarın, gelecek zaman, beklenti; Zıt anlamlılar: geçmiş, şimdi

Latince 'futurus' kelimesinden, 'esse' ('olmak') fiilinin gelecek zaman ortacı, 'olmak üzere' anlamına gelir.

'Geleceğe' zaman yolculuğu hakkında bir film düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.