verb

had

vardı, sahipti, yemişti

I had a dog.

Bir köpeğim vardı.

We had a good time.

İyi vakit geçirdik.

She had already left.

O çoktan gitmişti.

((sb.)) ((sth.)) geçmişte bir şeye sahip olmak Bir köpeğim vardı.

((sb.)) had ((past participle)) geçmiş zamanın hikayesini oluşturmak için kullanılır O çoktan gitmişti.

Eş anlamlılar: possessed, owned, experienced; Zıt anlamlılar: lacked, needed

Eski İngilizce'deki 'habban' (sahip olmak) fiilinin geçmiş zaman hali olan 'hæfde' kelimesinden gelir.

Bu, 'have' fiilinin geçmiş zaman halidir. Geçmişte olmuş bir şey olarak düşünün. 'Bende vardı, ama artık yok.'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.