noun

hail

dolu

The hail damaged the cars.

Dolu arabalara hasar verdi.

We were caught in a heavy hail storm.

Şiddetli bir dolu fırtınasına yakalandık.

((hail)) özne veya nesne olarak kullanılır. Hail can cause a lot of damage.

Benzerleri: sleet (sulu sepken), freezing rain (dondurucu yağmur).

Eski İngilizce'deki 'hægl' kelimesinden gelir, Almanca 'Hagel' ile ilgilidir.

Sert 'dolu'nun (hail) metal bir 'ray'a (rail) çarptığını hayal edin. Kelimeler kafiyelidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.