noun

half

yarım, yarı

He ate half of the pizza.

Pizzanın yarısını yedi.

I'll be there in half an hour.

Yarım saat içinde orada olacağım.

The glass is half full.

Bardak yarı dolu.

half of ((sth.)) bir şeyin yarısı She drank half of the milk.

half a/an ((noun)) yarım isim Wait for half an hour.

half ((adjective)) yarı sıfat The bottle is half empty.

Eş anlamlılar: fifty percent, one-half; Zıt anlamlılar: whole, entirety

Eski İngilizce'de yan veya parça anlamına gelen 'healf' kelimesinden gelir.

Bir şeyi iki eşit parçaya bölmeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.