verb

hallucinate

halüsinasyon görmek, sanrı görmek

The high fever made him hallucinate.

Yüksek ateş onun halüsinasyon görmesine neden oldu.

She started to hallucinate strange figures in the room.

Odada garip figürler halüsinasyon görmeye başladı.

halüsinasyon görmek Yüksek ateş onun halüsinasyon görmesine neden oldu.

Eş anlamlılar: olmayan şeyler görmek, hayal etmek, fantezi kurmak

Latince 'zihinde gezinmek' anlamına gelen '(h)al(l)ucinari' kelimesinden gelir.

Gerçekte orada olmayan bir 'hol' (hall) gördüğünüzü hayal edin - halüsinasyon görüyorsunuz. Türkçe 'halüsinasyon' kelimesine çok benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.