noun

anecdote

anekdot, fıkra

He told a funny anecdote about his childhood.

Çocukluğuyla ilgili komik bir anekdot anlattı.

an anecdote ((about sb./sth.)) (biri/bir şey hakkında) bir anekdot. She told an anecdote about her first day at work.

Synonyms: hikaye, öykü, anlatı

Yunanca 'yayınlanmamış şeyler' anlamına gelen 'anekdota'dan (an- 'değil' + ekdotos 'yayınlanmış') gelir. Başlangıçta gizli veya özel hikayeleri ifade ediyordu.

Birinin kısa ve eğlenceli bir hikaye anlatmadan önce 'A, ne ek dot!' dediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.