adjective

handsome

yakışıklı, gösterişli, hatırı sayılır, cömert

He is a very handsome man.

O çok yakışıklı bir adam.

She received a handsome sum of money.

Hatırı sayılır miktarda para aldı.

a handsome ((noun)) (yakışıklı bir [isim]) He is a handsome man.

a handsome ((sum/profit/amount)) (hatırı sayılır bir [tutar/kâr/miktar]) The company made a handsome profit this year.

Synonyms: good-looking, attractive (for men); generous, substantial (for amounts). Antonyms: ugly, plain.

'Hand' (el) + '-some' (sıfat eki) kelimelerinden gelir. Başlangıçta 'kullanışlı' anlamına gelirken, zamanla 'orantılı' ve son olarak 'yakışıklı' anlamına evrilmiştir.

Öncelikle erkeklerin görünüşünü tanımlamak için kullanılır. Diğer anlamı için, 'dolgun bir ödül' (handsome reward) gibi büyük, cömert bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.