noun

harbor

liman, sığınak, barındırmak, beslemek

The ship is safe in the harbor.

Gemi limanda güvende.

He might harbor a grudge against you.

Sana karşı kin besliyor olabilir.

It is illegal to harbor a fugitive.

Bir kaçağı barındırmak yasa dışıdır.

limanda gemilerin sığınabileceği bir yer The ship is safe in the harbor.

((sth.)) beslemek (düşünce, duygu) He might harbor a grudge against you.

((sb.)) barındırmak (birini) It is illegal to harbor a fugitive.

Synonyms: (isim) port, haven, refuge; (fiil) shelter, conceal, cherish

Eski İngilizce 'herebeorg' (sığınak, konaklama yeri) kelimesinden, 'here' (ordu) + 'beorg' (sığınak).

Denize karşı güvenlik sağlayan 'sert bir sınır' (hard border) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.