noun

hardware

donanım, hırdavat

I need to buy some new computer hardware.

Yeni bilgisayar donanımı almam gerekiyor.

He went to the hardware store for nails and a hammer.

Çivi ve çekiç almak için hırdavatçıya gitti.

computer hardware bir bilgisayarın fiziksel parçaları This computer hardware is outdated.

a piece of hardware bir donanım parçası He bought a new piece of hardware for his PC.

Synonyms: equipment, tools, components

'hard' (sert) ve 'ware' (eşya, mal) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'sert eşyalar' demektir.

'Yumuşak' programların (software) aksine, metal aletler veya bilgisayar parçaları gibi 'sert', fiziksel öğeleri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.