adjective

hardy

dayanıklı, sağlam, cesur

These plants are hardy and can survive the winter.

Bu bitkiler dayanıklıdır ve kışı atlatabilir.

Only the hardiest of adventurers completed the journey.

Yolculuğu sadece en dayanıklı maceracılar tamamladı.

((a hardy)) ((isim)) zorlu koşullara dayanabilen He is a hardy sailor.

Eş anlamlılar: robust, tough, resilient; Zıt anlamlılar: fragile, delicate, weak

Eski Fransızca'da 'cesur, yiğit' anlamına gelen 'hardi' kelimesinden, o da 'sertleştirmek' anlamına gelen 'hardir'den türemiştir. İngilizce 'hard' kelimesiyle ilişkilidir.

Kışın dayanıklı bir bitki gibi 'sert' (hard) olan ve bu nedenle zorlu koşullara dayanabilen bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.