noun

harmony

uyum, ahenk, armoni

They live together in perfect harmony.

Mükemmel bir uyum içinde birlikte yaşıyorlar.

The song has beautiful three-part harmony.

Şarkının güzel bir üç parçalı armonisi var.

We must try to live in harmony with nature.

Doğa ile uyum içinde yaşamaya çalışmalıyız.

in harmony ((with sb./sth.)) (...ile) uyum içinde They live in harmony with their neighbors.

Eş anlamlılar: concord, unity, peace; Zıt anlamlılar: discord, conflict

Yunanca 'uyum, seslerin uyumu, bir araya getirme' anlamına gelen 'harmonia' kelimesinden gelir.

Tüm enstrümanların birlikte güzel bir şekilde çaldığı bir orkestra hayal edin - işte bu uyumdur. Bu, hem müzik hem de ilişkiler için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.