noun

anger

öfke, hiddet, kızgınlık

He was filled with anger.

Öfkeyle doluydu.

She tried to control her anger.

Öfkesini kontrol etmeye çalıştı.

((anger)) hissetmek öfke duygusunu yaşamak I could feel his anger.

bir şeye karşı ((anger)) bir şeye yönelik öfke He expressed his anger at the decision.

Eş anlamlılar: rage, fury, wrath; Zıt anlamlılar: calmness, peace

Eski Nors dilinde 'keder, eziyet' anlamına gelen 'angr' kelimesinden gelir. 'Anguish' (ıstırap) ile ilgilidir.

'Anger' (öfke) 'dANGERous' (tehlikeli) bir duygudur. Kelimeler birbirine benziyor ve kulağa benzer geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.