hassle
Çeviri
zahmet, sıkıntı, güçlük
Örnekler
It was a hassle to get the visa.
Vize almak bir zahmetti.
I don't want the hassle of cooking.
Yemek pişirme zahmetini istemiyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
bir zahmet ((+ mastar)) can sıkıcı veya sorun yaratan bir şey Vize almak bir zahmetti.
zahmeti ((+ isim tamlaması)) bir şeyi yapmanın içerdiği sıkıntı Yemek pişirme zahmetini istemiyorum.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: zahmet, sıkıntı, dert; Zıt anlamlılar: kolaylık, rahatlık
Etimoloji
Kökeni belirsiz, muhtemelen 'harass' (taciz etmek) ve 'tussle' (boğuşmak) kelimelerinin birleşimi.
Hafıza İpuçları
Sizi 'hızla' hareket etmeye ve 'sataşmaya' iten bir şeyi düşünün - bu bir 'hassle'dır.