verb

hasten

hızlandırmak, acele etmek, çabuklaştırmak

The treatment will hasten his recovery.

Tedavi onun iyileşmesini hızlandıracak.

We must hasten to finish the project.

Projeyi bitirmek için acele etmeliyiz.

((bir şeyi)) (bir şeyin) daha erken veya daha hızlı olmasını sağlamak Tedavi onun iyileşmesini hızlandıracak.

((için acele etmek)) bir yere hızlıca gitmek Projeyi bitirmek için acele etmeliyiz.

Eş anlamlılar: hızlandırmak, acele etmek, çabuklaştırmak; Zıt anlamlılar: geciktirmek, yavaşlatmak

'haste' (acele) isminden ve 'yapmak' anlamına gelen '-en' fiil ekinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'acele etmek'.

Hız fikrini bir eyleme dönüştürmek için 'haste' kelimesine '-en' eklediğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.