adjective

hasty

aceleci, telaşlı, düşüncesiz

He made a hasty decision.

Aceleci bir karar verdi.

We had a hasty lunch.

Acele bir öğle yemeği yedik.

((hasty)) + isim (... bir)~ a hasty decision

Synonyms: hurried, rushed, rash; Antonyms: deliberate, careful, slow

Eski Fransızca 'haste' (acele, hız) kelimesinden gelir. 'to hasten' (acele etmek) fiiliyle ilgilidir.

'Acele işe şeytan karışır' atasözünü hatırlayın. 'Hasty' (aceleci) bir eylem genellikle kötü sonuçlara yol açar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.