verb

hate

nefret etmek

I hate doing the dishes.

Bulaşık yıkamaktan nefret ederim.

She hates spiders.

Örümceklerden nefret eder.

He hates it when people are late.

İnsanların geç kalmasından nefret eder.

((birinden/bir şeyden)) nefret etmek She hates spiders.

((-mekten)) nefret etmek I hate doing the dishes.

((... olmasından)) nefret etmek He hates it when people are late.

Synonyms: tiksinmek, iğrenmek; Antonyms: sevmek, hoşlanmak, bayılmak

Eski İngilizce 'hatian' kelimesinden gelir, Almanca 'hassen' ile ilgilidir.

Bu, 'love' (sevmek) kelimesinin tam zıttıdır. Çok güçlü bir hoşlanmama hissidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.