have
Çeviri
sahip olmak, yemek, yapmak, -meli/-malı
Örnekler
I have a new car.
Yeni bir arabam var.
Let's have lunch together.
Birlikte öğle yemeği yiyelim.
You have to finish your homework.
Ödevini bitirmek zorundasın.
I have a brother.
Bir erkek kardeşim var.
She has blue eyes.
Onun mavi gözleri var.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) have ((sth.)) sahip olmak I have a new car.
((sb.)) have ((sth.)) yemek, içmek Let's have lunch.
((sb.)) have to-inf yapmak zorunda olmak You have to finish your homework.
have + ((past participle)) (perfect zamanları oluşturmak için yardımcı fiil) I have seen that movie.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'tutmak, sahip olmak' anlamına gelen 'habban' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
'Have' en temel fiillerden biridir. Elinizde bir şey tuttuğunuzu düşünün - ona 'sahipsiniz'.