noun

havoc

tahribat, kargaşa, yıkım

The storm wreaked havoc on the coastal town.

Fırtına sahil kasabasında büyük tahribata yol açtı.

The toddlers created havoc in the living room.

Küçük çocuklar oturma odasında kargaşa yarattı.

tahribata yol açmak ((bir yerde)) (bir yerde) büyük hasara veya kaosa neden olmak Fırtına sahil kasabasında büyük tahribata yol açtı.

Eş anlamlılar: chaos, destruction, devastation; Zıt anlamlılar: order, peace, calm

Eski Fransızca'da 'yağma' anlamına gelen 'havot' kelimesinden türemiştir ve zamanla 'yaygın yıkım' anlamını kazanmıştır.

'Have rock' (taş sahibi olmak) gibi ses çıkarıyor. Elinizde bir taşla etrafı yıkarak kaos yarattığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.