noun

headline

manşet, gazete başlığı

The headline was in big, bold letters.

Manşet büyük ve kalın harflerle yazılmıştı.

I only read the headlines this morning.

Bu sabah sadece manşetleri okudum.

((bir manşet)) bir haberin başlığı Gazete manşetleri şok ediciydi.

Synonyms: title, banner, caption; Antonyms: fine print

'Head' (baş, üst) ve 'line' (satır) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime. Bir haberin en üst satırıdır.

Bir haber makalesinin 'başındaki' (head) ana 'satır' (line) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.