verb

hear

duymak, dinlemek, haber almak

I can hear a noise.

Bir gürültü duyabiliyorum.

Did you hear about the accident?

Kazayı duydun mu?

I hear you're moving to a new city.

Yeni bir şehre taşındığını duydum.

((bir şey)) (bir şey) duymak I can hear a noise.

((bir şey)) hakkında duymak (bir şey) hakkında duymak Did you hear about the accident?

duymak ki ... ...dığını duymak I hear you're moving to a new city.

Eş anlamlılar: listen, perceive; Zıt anlamlılar: ignore

Eski İngilizce 'hieran' kelimesinden gelir. Almanca 'hören' kelimesiyle ilgilidir.

'Kulağınızla' (ear) 'duyarsınız' (hear). Kelimeler benzer görünür ve ses çıkarır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.