noun

hearing

işitme, duyma, duruşma

My hearing is not as good as it used to be.

İşitmem eskisi kadar iyi değil.

The court will hold a hearing next week.

Mahkeme haftaya bir duruşma yapacak.

((one's)) hearing (birinin) işitmesi My hearing is not very good.

a hearing ((on sth.)) (... hakkında) bir duruşma The committee held a hearing on the new law.

Eş anlamlılar: işitme, dinleme; duruşma, soruşturma

'to hear' (duymak) fiiline isim yapmak için '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur, kelimenin tam anlamıyla 'duyma eylemi'.

Bir şeyleri 'hear' (duymak) için 'hearing' (işitme) duyunuzu kullanırsınız. Mahkemede, bir 'hearing' (duruşmada) ifade 'duyarlar'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.