adjective

angry

kızgın, öfkeli

He was angry about the delay.

Gecikmeden dolayı kızgındı.

She gave me an angry look.

Bana kızgın bir bakış attı.

I'm angry with him for being late.

Geç kaldığı için ona kızgınım.

angry ((with/at sb.)) birine kızgın olmak I'm angry with him.

angry ((about/at sth.)) bir şeye kızgın olmak He was angry about the delay.

an angry ((noun)) kızgın bir (isim) She gave me an angry look.

Eş anlamlılar: kızgın, öfkeli, sinirli; Zıt anlamlılar: sakin, mutlu, memnun

Eski Nors dilindeki 'angr' (keder, eziyet) kelimesinden gelir. 'Anguish' (ıstırap) ile kökteştir.

'Angry Birds' oyununu düşünün. Kuşlar her zaman kızgındır, bu kelimeyi hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.