adjective

hearty

içten, doyurucu, bol, dinç

She gave him a hearty welcome.

Ona içten bir karşılama yaptı.

We ate a hearty breakfast before the hike.

Yürüyüşten önce doyurucu bir kahvaltı yaptık.

He is a hearty man in his old age.

İlerlemiş yaşına rağmen dinç bir adamdır.

a hearty ((noun)) içten/doyurucu bir (isim) Ona içten bir karşılama yaptı.

Synonyms: warm, enthusiastic, substantial, robust; Antonyms: insincere, light, frail

'heart' (kalp) + sıfat eki '-y'den gelir, başlangıçta 'kalp dolu' anlamına geliyordu.

'hearty' bir yemek kalbinizi (ve midenizi) sıcaklıkla doldurur. 'hearty' bir kahkaha kalpten gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.