verb

heighten

artırmak, yükseltmek, şiddetlendirmek

The suspense heightens with each scene.

Her sahnede gerilim artıyor.

We need to heighten security at the airport.

Havaalanındaki güvenliği artırmamız gerekiyor.

((sth.)) (bir şeyi) artırmak, yükseltmek. The new policy will heighten tensions.

Eş anlamlılar: increase, intensify, enhance; Zıt anlamlılar: decrease, lessen

'high' (yüksek) sıfatına fiil yapan '-en' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur, kelimenin tam anlamıyla 'yüksek yapmak' demektir.

Gerilimi artırmak gibi, bir şeyin yoğunluğunu, derecesini veya miktarını 'daha yüksek' hale getirdiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.