noun

heirloom

yadigâr, aile yadigârı

This watch is a family heirloom.

Bu saat bir aile yadigârı.

She grows heirloom tomatoes in her garden.

Bahçesinde ata tohumu domatesler yetiştiriyor.

((isim olarak)) yadigâr, aile yadigârı. The ring is a family heirloom.

((sıfat olarak)) geleneksel bir bitki türünü belirten. She only buys heirloom tomatoes.

Eş anlamlılar: antique, inheritance, legacy

'heir' (mirasçı) ve 'loom' (eski anlamıyla 'alet') kelimelerinin birleşimi, dolayısıyla 'miras kalan bir alet'.

Bunu bir 'heir' (mirasçı) için bir 'loom' (alet) olarak düşünün. Bir ailede nesilden nesile aktarılan değerli bir nesne.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.