verb

held

tuttu, düzenledi, korudu

She held the baby in her arms.

Bebeği kollarında tuttu.

The meeting was held yesterday.

Toplantı dün yapıldı.

He held the record for three years.

Rekoru üç yıl boyunca elinde tuttu.

((biri)) ((bir şeyi)) tuttu Anahtarları elinde tuttu.

((bir etkinlik)) ((bir yerde/zamanda)) yapıldı Konferans Boston'da yapıldı.

Eş anlamlılar: grasped, clutched, maintained; Zıt anlamlılar: released, dropped

'hold' fiilinin geçmiş zaman ve ortaç hali. Eski İngilizce 'healdan' (tutmak, korumak) kelimesinden gelir.

Bir eşyayı veya bir inancı sıkıca 'tuttuğunuzu' (held) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.