verb

helped

yardım etmek, yardımcı olmak, destek olmak

She helped her brother with his homework.

Kardeşine ödevinde yardım etti.

The map helped us find the way.

Harita yolu bulmamıza yardımcı oldu.

I can't help thinking about it.

Bunu düşünmeden edemiyorum.

((sb.)) ((with sth.)) (birine) (bir şeyde) yardım etmek Çantamda bana yardım etti.

((sb.)) ((to-inf)) (birinin) (bir şey) yapmasına yardım etmek Yaşlı adamın karşıya geçmesine yardım etti.

can't help ((-ing)) (bir şey) yapmaktan kendini alamamak Gülmekten kendimi alamıyorum.

Synonyms: assist, aid, support; Antonyms: hinder, obstruct

Eski İngilizce'de 'yardım etmek, fayda sağlamak' anlamına gelen 'helpan' kelimesinden gelir.

Birine 'yardım eli' uzattığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.