noun

hesitation

tereddüt, duraksama

After a moment's hesitation, she agreed.

Bir anlık tereddütten sonra kabul etti.

He answered without any hesitation.

Hiç tereddüt etmeden cevap verdi.

tereddüt etmeden duraksamadan Hiç tereddüt etmeden cevap verdi.

bir anlık tereddüt kısa bir duraksama Bir anlık tereddütten sonra kabul etti.

Eş anlamlılar: reluctance, uncertainty, doubt; Zıt anlamlılar: certainty, confidence

'hesitate' fiiline isim yapan '-ion' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bu, 'to hesitate' fiilinin isim halidir. Eğer tereddüt ederseniz (hesitate), tereddüt (hesitation) göstermiş olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.