adjective

heterogeneous

heterojen, türdeş olmayan

New York is a very heterogeneous city.

New York çok heterojen bir şehirdir.

The sample was a heterogeneous mixture of rocks.

Örnek, heterojen bir kaya karışımıydı.

heterojen bir ((isim)) birbirinden çok farklı parça veya şeylerden oluşan New York çok heterojen bir şehirdir.

Eş anlamlılar: diverse, varied, miscellaneous; Zıt anlamlılar: homogeneous, uniform

Yunanca 'heteros' (diğer, farklı) + 'genos' (tür) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'farklı türden'.

'Hetero-' kelimesini 'farklı' olarak düşünün (heteroseksüel gibi). Heterojen bir grup, farklı türde insanlardan veya şeylerden oluşur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.