high-profile
Çeviri
yüksek profilli, çok tanınan, göz önünde
Örnekler
It was a very high-profile court case.
Bu çok yüksek profilli bir mahkeme davasıydı.
The actor maintains a high-profile lifestyle.
Aktör yüksek profilli bir yaşam tarzı sürdürüyor.
Dilbilgisi Kalıpları
yüksek profilli bir ((isim)) çok dikkat çeken bir ((isim)) It was a very high-profile court case.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'high' (önemli, yüksek) ve 'profile' (bir kişinin kamuoyu imajı veya dış hatları) kelimelerinin birleşimidir. Kelimenin tam anlamıyla, oldukça görünür bir profile sahip olmak demektir.
Hafıza İpuçları
Bir kişinin silüetinin ('profile') herkesin onu görebileceği 'yüksek' ('high') bir sahnede durduğunu hayal edin. Bu, ünlü olma ve dikkat çekme imajı yaratır.