noun

animosity

düşmanlık, kin, husumet

There was great animosity between the two teams.

İki takım arasında büyük bir düşmanlık vardı.

He felt no animosity towards his critics.

Eleştirmenlerine karşı hiçbir düşmanlık hissetmedi.

((düşmanlık)) ((sb. arasında)) güçlü düşmanlık There was great animosity between the two teams.

((düşmanlık)) ((sb.'e karşı)) güçlü düşmanlık He felt no animosity towards his critics.

düşmanlık, kin, gücenme; Antonyms: iyi niyet, dostluk

Latince 'animositas' (ruh, şiddet) kelimesinden, o da 'animus' (ruh, cesaret, öfke) kelimesinden gelir. 'Öfkeli ruhla dolu' anlamı düşmanlığa yol açmıştır.

Başka birine karşı 'düşmanlık' (animosity) dolu 'kızgın bir hayvan' (angry animal) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.