noun

hint

ipucu, ima, tavsiye, iz

Can you give me a hint?

Bana bir ipucu verebilir misin?

There was a hint of sadness in her voice.

Sesinde bir hüzün belirtisi vardı.

a hint about/on ((bir şey)) ((bir şey)) hakkında bir ipucu Bana test hakkında bir ipucu verdi.

a hint of ((bir şey)) bir ((şey)) belirtisi Çayda bir limon tadı hissettim.

Eş anlamlılar: clue, suggestion, tip, inkling

Muhtemelen Eski İngilizce'deki 'hentan' (yakalamak, kavramak) kelimesinden gelmektedir. İpucu, 'kavradığınız' bir bilgi parçasıdır.

'İpuçlarını' ('hints') takip ettiğiniz bir hazine 'avı' ('hunt') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.