noun

history

tarih, geçmiş

I am studying American history.

Amerikan tarihi okuyorum.

The building has a long history.

Binanın uzun bir geçmişi var.

He has a history of heart problems.

Kalp rahatsızlığı geçmişi var.

the history of ((sth.)) (bir şeyin) tarihi I am studying American history.

Eş anlamlılar: geçmiş, vakayiname, kayıt

Yunanca 'araştırma, soruşturma ile edinilen bilgi' anlamına gelen 'historia' kelimesinden gelir.

'history' kelimesini 'his story' (onun hikayesi) olarak hatırlayın - geçmiş olayların hikayesi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.