noun

hobby

hobi, uğraş

My hobby is collecting stamps.

Benim hobim pul koleksiyonculuğu.

She took up painting as a hobby.

Resim yapmayı hobi olarak edindi.

((My hobby is -ing)) Benim hobim ...-mak/mek My hobby is gardening.

((take up sth. as a hobby)) bir şeyi hobi olarak edinmek He took up photography as a hobby.

Eş anlamlılar: pastime (uğraş), leisure activity (boş zaman etkinliği).

Favori bir eğlence anlamına gelen oyuncak at 'hobby-horse'dan gelmektedir.

Evinizin 'lobisinde' (lobby) eğlence için yapmayı sevdiğiniz bir şeyi düşünün - bu sizin 'hobinizdir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.