holder
Çeviri
tutucu, kap, sahip, hamil
Örnekler
Put the pen in the pen holder.
Kalemi kalemliğe koy.
She is the current record holder.
Mevcut rekorun sahibi o.
He is a ticket holder for the concert.
Konser için bilet sahibi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir ~)) belirli bir nesneyi tutmak için bir cihaz I need a new toothbrush holder.
((bir şeyin ~'ı)) (bir şeye) sahip olan kişi He is the holder of a valid passport.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'hold' (tutmak) fiilinden ve '-er' eylemci ekinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'tutan şey' veya 'tutan kişi' demektir.
Hafıza İpuçları
'hold' fiilini biliyorsanız hatırlaması kolaydır. Kalemi 'tutan' şeye 'pen holder' denir. Rekoru 'elinde tutan' kişiye 'record holder' denir.