noun

holds

ambar, kargo bölümü, tutuş

The ship's holds were filled with grain.

Geminin ambarları tahılla doluydu.

The wrestler used several different holds.

Güreşçi birkaç farklı tutuş tekniği kullandı.

The climber searched for good hand holds.

Dağcı iyi el tutamakları aradı.

((bir şey)) bir gemi veya uçaktaki kargo alanı Geminin ambarları boştu.

((bir şey)) birini/bir şeyi kavrama şekli Güreşçi birçok tutuş biliyordu.

Synonyms: grip, grasp, cargo bay, storage

'to hold' (tutmak) fiilinden türetilmiş bir isimdir. Bir şeyleri 'tutmak' için bir yere (ambar) veya birini 'tutma' şekline (tutuş) atıfta bulunur.

Bir gemi yükünü 'hold'unda (ambarında) 'tutar' (holds). Bir güreşçi rakibini bir 'hold' (tutuş) ile 'tutar' (holds).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.