noun

holes

delikler, çukurlar, boşluklar, kusurlar

My cheese has many holes.

Peynirimde çok delik var.

The road is full of holes.

Yol deliklerle dolu.

((bir şeyde)) delikler bir şeydeki çoklu açıklıklar Yol deliklerle dolu.

Eş anlamlılar: openings, gaps, apertures

'hole' kelimesinin çoğul hali, Eski İngilizce 'hol' (içi boş yer) kelimesinden gelir.

Bu sadece 'hole' kelimesinin çoğuludur. Birden fazla olduğunda 's' eklemeniz yeterlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.