adjective

hollow

içi boş, oyuk, kovuk, anlamsız

The chocolate bunny is hollow.

Çikolata tavşanın içi boş.

He has hollow cheeks.

Onun yanakları çökük.

Her apology sounded hollow.

Özrü anlamsız geliyordu.

içi boş bir ((isim)) a hollow ((noun)) Bu içi boş bir tehditti.

((isim)) içi boş ((noun)) is hollow Kütüğün içi boş.

Eş anlamlılar: boş, oyuk, çökük; Zıt anlamlılar: katı, dolu

Eski İngilizce'de 'bir delik, oyuk bir yer' anlamına gelen 'holh' kelimesinden gelir. 'Hole' (delik) ile ilgilidir.

Hollow, 'hole' (delik) gibi ses çıkarır. İçi boş olan bir şeyin içinde bir delik veya boşluk vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.