adjective

holy

kutsal, dindar

This is a holy site for pilgrims.

Burası hacılar için kutsal bir yerdir.

She leads a holy life.

Dindar bir hayat sürüyor.

((holy)) ((isim)) kutsal (isim) This is a holy site.

Eş anlamlılar: sacred, divine, blessed; Zıt anlamlılar: profane, secular

Eski İngilizce'de 'bütün, sağlık' anlamına gelen 'hāl' ile ilişkili olan 'hālig' kelimesinden gelir. Fikir, kutsal olanın eksiksiz ve dokunulmaz olduğudur.

Aslen 'kutsal gün' anlamına gelen 'holiday' (tatil) kelimesini düşünün. Bu bağlantı 'holy' kelimesinin anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.