adjective

honest

dürüst, namuslu, içten

He is an honest man.

O dürüst bir adam.

Please give me your honest opinion.

Lütfen bana dürüst fikrinizi söyleyin.

dürüst bir ((kişi/şey)) dürüst bir ((kişi/şey)) O dürüst bir adam.

dürüst olmak ((birine karşı)) ((birine karşı)) dürüst olmak Bana karşı dürüst ol.

Eş anlamlılar: truthful, sincere, frank; Zıt anlamlılar: dishonest, deceitful

Latince 'onur' anlamına gelen 'honos'tan türeyen 'honestus' (onurlu) kelimesinden gelir.

'Onur' (honor) kelimesini düşünün. Dürüst bir insanın onuru vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.