verb

hoped

ummak, ümit etmek

I hoped for good weather.

İyi hava umuyordum.

She hoped to see him again.

Onu tekrar görmeyi umuyordu.

He hoped that she would come.

Onun gelmesini umuyordu.

((sth.)) bir şeyi ummak İyi hava umuyordum.

((to-inf)) yapmayı ummak Onu tekrar görmeyi umuyordu.

((that ...)) ... olmasını ummak Onun gelmesini umuyordu.

Eş anlamlılar: wish, expect, desire; Zıt anlamlılar: despair, doubt

Eski İngilizce'de 'güvenmek, beklemek' anlamına gelen 'hopian' kelimesinden gelir.

Gelecekle ilgili olumlu beklenti için temel bir kelime. 'I hope so!' (Umarım öyledir!) çok yaygın bir ifadedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.